Toplumumuzda 80 darbesinden sonra surekli gundemde bulunan “İrtica ve Boluculuk” konusu , herkeste oldugu gibi bende de cesitli dusunceler ve cozum onerileri yarattı. İrtica’nın aslında hicbir zaman ölmedigi bu topraklarda , İslam’ın devlet sisteminde kullanılmaya calısılması, bunu isteyen insanların cesitli orgutler kurması Turkiye’deki din egiliminden dolayı bana cokta abes gozukmuyor. Turk Milletinin dindar bir yapısının olması da , bu orgutlerin dusuncelerini kolayca yaymalarına neden oluyor.
Bu resim sizce de hosgoruyu ve saygıyı temsil etmiyor mu ? Toplumun kutuplasmasına ve kulturel ayrımın derinlesmesine ne zaman “dur” diyecegiz ? …
Mustafa Kemal Ataturk’un yapmak istedigi , Batı devlet sistemlerinin Anadoluya entegre edilme sureci , maalesef Ataturk’ten sonra gelen liderlerce tam yurutulemedi . Kimisi baskı ve maneviyat yoksunu bir politika izlerken , kimisi Ataturk devrimlerinin halk ile uyusmadıgını dusunerek , devrime karsı orgutlenmeleri destekledi . Turk Siyasi Tarihinin cesitli calkantılı donemlerinde , ortaya cıkan “İrtica ve Bolucuk” tehditi , aslında Turkiye’ yi hic bırakmayan bir tehdit unsuru oldu. Ataturk gibi Turk milletinin maneviyatına uygun bir devrim calısmasını kimisi tam bir dinsizlesme olarak algıladı. Bu sorunda kendilerini “Kemalist” olarak tanımlayanların payı buyuktur elbette . Koy Enstitulerinin Menderes doneminde kapatılması sonucu , Ataturkcu dusunce koylerde ( yani 1920 – 1960 yılları arasında nufusun yuzde 60 ‘nın yasadıgı yerlerde ) kendisini kabul ettiremedi. Bunun sonucudur ki halk kendilerini Ataturkcu olarak tanımlayan ; lakin Ataturk dusuncelerini , batı sosyalizmi olarak algılayan bunyeleri sevemedi . Cunku onların Ataturkculugu , halkın degerlerini ele almayan Ataturkculuktu. Gelinen nokta da sorun buyuk . Suna inanmak istemiyorum ama “Ataturkculugu , Ataturkculer bitirdi. “. Uzuntu vericidir ki , halk artık Ataturk diyor ki ile baslayan cumleleri samimi bulmuyor . Bunun sonucudur ki artık iktidarın aldıgı her kararın karsısında duran CHP de sesini cıkaramayıp , kendi icindeki tartısmalarla ugrasıyor . AKP alternatifi olmaya calısan MHP de Ataturkcu dusunceden her gecen uzaklasıp , yeni bir dusunce sisteminin akımının kendisini sarmasına izin veriyor . Gelelim baslıkta belirttigim soruna :
Benim gibi İnsan haklarına inanmıs ve ozgurluklerin sınırlandırılmaması gerektigini siyasi dusuncelerinde bas sırada tutmus birisi icin ; Basortusu ile egitim alma hakkı kimsenin elinden alınamaz . Basortusu ile insanlar egitim alabilmelidirler. Bunların sınırlandırmaları olabilir mi ; tabii ki .. “Devlete gore resit olmayan biri kendi kararlarını kendisi veremez , bundan dolayı cesitli kararları kendi hur iradesi ile alacak yasa yani resit olana kadar devlet bu kisinin haklarını korumak icin , gecici sureyle kisinin hakkını elinden alabilir“. Bu cumle kullanılarak ; ilkokul , ortaokul ya da liseler de basortusu kullanımı kısıtlanabilir . Cunku resit olmayan birisi ailesinin baskısına maruz kalabilir . Kendi hur dusuncesini uygulayamaz . Bu nokta da lise ve alt sınıflarında basortusunun izin verilmesi de engellenmis olur . Bunun ozgurluklere karsı oldugunu dusunmuyorum . Usttede kullandıgım arguman olan ” resitlik ” , ozgurluk kısıtlanması gibi bir cumleyi curutebiliyor .
Gelelim kamusal alanda basortusu kullanımına ..
Dusunceme gore , devlet hizmet verirken ayrım gozetmemelidir . Fakat hizmet veren devlet memuru da kendi dinini , etnik kimligini dısa vurmamalıdır. Basorutusu ile egitim veren bir ogretmen dini sembol kullandıgı icin , kendi dinini belli etmis olur ki bu da sınıftaki ogrenciler arasında munakasalara neden olur .Bir baska ornek ; Basortulu bir hakimin olması laik devlet anlayısına ya da tarafsızlık anlayısına ne kadar uygun tartısılır ? Dinini dısa vurmus bir hakimin, tarafsızlıgı tartısmalı olur . Bu ozgurlukler kapsamında degerlendirilemez . Cunku nasıl bir sirket bir elemanı ise alırken cesitli sartlar arıyorsa , devlette kadro doldururken cesitli sartlar arayabilir. Bunda herhangi bir behis gorulmemelidir.
Son olarak eklemek istedigim de sudur ;
Basortululere karsı olanlara sunu soylemek istiyorum . Basortululer egitim alırlarsa ,bir hacının dort karısından biri olmazlar.Kendi hur iradelerini, mantıklarını , egitimle aldıkları bilgiyle birlestirerek cesitli dusunce sistemleri olusturabilirler.Bu insanlar ozel sektorde calıstıklarında , kadının toplumdaki yerinin onemini gormus olacagız. Seriat gelecek deniyor ama basortulu biri egitim alıp , calısmak istediginde zaten seriat cıgırtkanlıgı yapan abilerine ya da kocalarına karsı geliyorlar . Ben toplumda kadının yerinin cok onemli oldugunu dusunuyorum . Bu noktada basortulu hanımların , toplumda yerleri olmalarını istiyorum .Yerleri olsun ki ; onları kullananlar basortulu hanımları toplumdaki yerlerinden mahrum edemesin . Basortululer kendi haklarını korumayı egitim alarak bilsin ki onları kullananlara karsı guclu argumanlarla karsı cıkabilsinler.
Ustteki resim sizce de saygı ve hosgoruyu temsil etmiyor mu ?
Toplumda olsuna kulturel ve sınıfsal ayrısmalara ne zaman ” dur ” diyecegiz. Korkularla bir yere varılamayacagını , olacaksa herseyin tıpkı Avrupa’daki gibi tecrubelerle yasanması gerektigini , halka guvenmeyi ogrenmeyi ne zaman ogrenecegiz ? … Biz ne zaman tek bir toplum olacagız ?
