Erdogan iki tarafada ( AB ya da ABD ) gerektigi yerde ve zamanda resti cekiyor .Kendilerini cumhuriyetci olarak adlandıran ve Ataturk’un arkasına saklanarak sırf kendi elit tabakalarını burokraside tutmak icin kirli isler yapanları, halk goruyor .
Kuru temizlemecideydim.
Yaslı sayılabilecek bir Flaman hanım , camasırlarının kurumasını beklerken Orhan Pamuk’un ” Cevdet bey ve Ogulları ” adlı kitabını okuyordu . Kadına ( maksat muhabbet olsun ) kitabı nasıl buldugunu sordum . Bana cok karısık oldugunu , bir satırı bir kac kez okuması gerektigini ve bunun tercume bozuklugundan kaynaklandıgını dusundugunu soyledi . Ben de bunun Orhan Pamuk’un stili oldugunu , Turkcesi’nden de bir cumleyi anlamak icin bazen bir kac kez okumanın gerektigini soyledim . Rahatlamıstı .
Orhan Pamuk’tan sonra kadın Turkiye ile ilgili sorular sormaya basladı . Dogu – Batı farkını , diyarbakırlı ile edirnelı arasındaki farkı , Turkiye’nin Avrupalı mı yoksa dogulu mu oldugu hakkında dusuncelerimi sordu . Gercekten karsımda , bekledigimden daha fazla Turkiye ile ilgili bilgisi olan , Turkiye haritasını bilen bir Flaman vardı . Diger konular hakkında konustugumuzdan cok AKP ile ilgili bolumu sizlerle paylasayım :
Kapatılma davasına karsı cıktıgını , bunun genelde fasist ya da extrem komunist partilere karsı olması gerektigini , Turkiye’nin gercekten gelisen bir ulke oldugunu , fakat su an bir kimlik bunalımında oldugunu , hangi kıtaya ait olundugu sorusunun cevabının sehirden sehire degistigini , İzmir ile Van arasındaki ucurumun buyuk , mantalitenin farklı oldugunu , bu nokta da Avrupa Birligi muzakerelerinde en buyuk adımları atan partinin muhafazakar ve “moslimpartij” oldugunu , boylelikle bu partinin dogulu ozellikleride kendi icerisinde barındırarak batı ile birlesmeye calıstıgını , bu partinin cok enteresan bir olusum oldugunu soyledi .
Bana soyledikleri hakkında goruslerimi sordu , ben de soyledim . Dediklerinin coguna katılmakla birlikte , laik ulkemizde moslimpartij diye bir olusumun olmasının mumkun olmadıgını ,buna basta halkın izin vermeyecegini , akp nin muhafazakar oldugunu ;ancak dini kullanmadıgını, laiklige karsı bir eylem yapmadıgını soyledim. AKP’nin yanlıslarının ise stratejik oneme sahip olan tupras ve telekomun ozellestirmelerinin oldugunu soyledim . Bana ozellestirme yanlısının aynısının Verhofstadt tarfından sekiz yıldır yapıldıgını soyledi . Birden cok guzel bir sekilde ğ soylemeden , ERDOGAAN dedi ..
Gulumsedim .
Erdogan hakkında neler dusunuyorsunuz dedigimde , gercekten sırf bu adama gecmisi yuzunden gıcık olsam da gurur duydum :
“Bir kadın olarak oncelikle sunu soylemeliyim ki cok yakısıklı ve kibar bir beyefendiye benziyor . Merkel ile yaptıgı konusmaları ben de izledim ve Avrupa Birligi karsısında Putin ile birlikte yeni , zeki ve istediginde cok tehlikeli bir lider daha var dedim . Almanya hala Erdogan’ın soyledikleri seyleri tartısıyor…Erdogan gercekten Avrupalı bir cok liderden daha karizmatik . Simdilerde Almanya ve Fransa ile Turkiye arasındaki iliskiler kotu . Ama ozellikle Köln’deki konusmasında dusundum ki konusma sanatını cok iyi biliyor . Televizyonda izlerken , Turkce bilmeyen beni dahi konusurken etkiliyor … “
Sonra Ataturk dedi gulumseyerek . Sozunu kestim .
Kalbimi gosterdim ” Kalbimizde ” dedim .
Cok farklı bir bakıstı suratındaki ..Tekrar gulumsedi
” Evet . Anadolu da orta cagdan kalma gerici fikirleri yıktı .. ” dedi ..
İşi bitmisti ve verdigim bilgiler icin tesekkur etti . Son olarak bana ç , ş , ğ , c , ö , ü harflerinin nasıl okunacagını sordu.Soyledim . Beceremedi yapmayı . Aldı camasırlarını ve gulumseyerk gitti .
Dusunuyorum da beyler bayanlar :
AKP ya da Erdogan sutten cıkmıs ak kasık degil ( cogu sey oyle zaten ) ama bu partinin kapatılması , yeri doldurulamayacak bir bosluk getirir … İlk defa cogunluk mutabık ve ilk defa gidiyoruz duse kalka … Neden duralım ?
Belki gercekten Erdogan seriatcı .. Belki gercekten Gul kadınların hor goruldugu , araba kullanamadıgı , gezemedigi ve kara carsaflarda boguldu ulkelerdeki bir islam devrimini Turkiye’de dusunuyor .
Bu gerceklestiginde eminim ki bunu durduracak yine onlara oy vermis insanlar ..Eminim ki bunu durduracak olanlar basortululer .. Bunu durduracak yine bizleriz …Fikirlerimizle , dusuncelerimizle ve kalemlerimizle… ama bu simdinin isi degil .. cunku simdi Turkiye’de otuz yıl ya da bes yıl oncesinden farklı bir durum yok . Herkes istedigi gibi yasayabiliyor . Onemli olan bu ! Simdi tartısma ya da kavga degil .. daha iyi neler yapılabilir bunu konusma zamanı !
Mart 19, 2008, 6:54 pm üzerinde
19.03.2007
Ben demokrat değilim!
Eğer “Türk demokrasisi” denilen olgu AKP’nin sergilediği tutum ve şimdiye kadar ki uygulama anlayışı ise ben demokrat olamam.
Demokrasinin d’sini bilmeyen bir zihniyetin:
— Özgürlük, eğitim ve inanç kisvesi altında Demokrasinin temel öğelerinden biri olan hukuk düzenini sorgulamaktan öte, yıkmaya ve yıpratmaya çalışıyorsa…
— Laikliğin ilkesi olan din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını hiçbir yaptırım ile karşılaşmadan sarsabiliyorsa…
— Kanun önünde eşitlik kaidesini AKP’ye özgü bir anlayış ile yorumluyorsa…
— Milletin gözünü boyayarak, gerçeklerden uzak demokrasi ve özgürlük. Özgürlük ve demokrasi diye, diye bitmez, tükenmez kısır bir döngüye girdiyse…
AKP yöneticilerinin demokrasi anlayışlarından kuşku duymak benim en doğal hakkımdır.
Demokratik tahammüller işinize geldi mi “demokrasiye” toz kondurmayın, işinize gelemedi mi yaygarayı koparıp, mazlum ve mağdur edebiyatına sığının. İyi be…
Sormazlar mı, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye.
Sizi gidi çeyrek demokratlar, sizi…
RTE, devlet böyle yönetilemez!
Bilirsiniz, özdeyiştir: Lafla peynir gemisi yürümez!
Lafla, şairlik ile “peynir gemisini” yürütmeye çalışıyorlar, ama yürümüyor.
RTE kıyaslamıştı, hatırlarsınız:
Devlet yönetimini, kabile yönetimi diye.
- Yüzeysel düzenlemeler ile seçim öncesi zamsız, seçim sonrası zam furyasını patlatarak!!!
- “Reform paketi” denilen ve hangi amaçlara hizmet ettiği belirsiz düzenlemelerin Türk kamuoyundan önce AB(D) kamuoyuna sunulması ile…
- Kâğıt üzerinde kişi başına düşen milli geliri yükselterek!?
- Hayali ekonomik atılımlar ile Refah düzeyinin artması!?
- AB üyeliği!?
- Borsa, balon…
Gerçekten bu anlayış ile değil devlet, kabile dahi yönetilemez. AKP, iktidar süreci tam bir “arınamamışlık” ve iflas göstergesidir.
Daha yeni geldim Türkiye’den. HAYAT, ATEŞ PAHASI…
Türkiye Cumhuriyeti seçmeni AKP’nin “çağdaş” ve buna rağmen dininde, kitabında bir parti olduğu kanısına varmıştı. Şüphesiz AKP’nin söylemleri ve “göstermelik” eylemleri de ilk anda bu intiba’yı yaratıyordu. Tüm partiler teker, teker sınanmış ve süreç içerisinde şu ya da bu gerekçeyle seçmen tarafından onay alamamıştır. Diğer partiler vaat ettikleri hedefleri tutturamamışlardı. AKP, söylemi ile inandırıcı geldi. Ama AKP’de göstermelik hedeften şaştı ve gerçek yüzü ortaya çıktı. Seçmen eninde sonunda bunun bilincine varacaktır.
Milli Nizam Partisi = Milli Selamet Partisi = Refah Partisi = Fazilet Partisi = Saadet Partisi = Adalet ve Kalkınma Partisi = ???
Ne değişti?
Hedef şüphesiz aynı, demokrasiyi kullanarak din ekseninde bir devlet yönetimi. İşte size demokrasinin zaaflarından biri.
Şüphesiz toplum yaşamını düzenleyen yeni bir kurallar manzumesi bulunana kadar, demokrasi kötünün iyisidir ve demokrasinin kendini savunma araçları vardır. Ama AKP bu savunma araçlarını bir, bir iptal etme gayesindedir.
http://www.gurbuz.net